Gizli Belgelerin Işığında Kurtuluş Savaşı

Gizli Belgelerin Işığında Kurtuluş Savaşı

İngiliz arşivlerinde yaptığı çalışmalarla tanınan, Türk Tarih Kurumu şeref üyesi Prof. Dr. Salahi R. Sonyel, Remzi Kitabevi'nden çıkan son kitabı "Kaygılı Yıllar"da gizli belgelerin ışığında Kurtuluş Savaşı’nın perde arkasını anlatıyor.

Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’nda yenik düşmesi ve sonrasında topraklarının Müttefik devletlerce işgal edilmesi, Türk ulusunun en karanlık dönemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Osmanlı Ordusu’nun terhis edildiği, Padişah ve İstanbul hükümetinin işgallere tepkisiz kaldığı bir zamanda, Türk ulusalcılar örgütlenerek kurtuluş mücadelesini başlatıp bağımsızlığın kazanılmasını sağlamış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşlardı. Uzun yıllar Avrupa, Asya ve Amerika arşivlerinde araştırmalar yapan Sonyel, kitabında Türk ulusunun var olabilme kaygısı içerisinde geçen bu beş yıllık süreci anlatıyor.

 1918 yılında Mondros Bırakışması’nın imzalanmasının ardından Müttefiklerin güvenliklerini tehlikede gördüklerini öne sürerek Anadolu topraklarını işgal etmeye başlamasıyla Sultan Vahidettin, Çanakkale Savaşı’ndaki başarısıyla ün kazanan Mustafa Kemal’den faydalanmak ister. Samsun ve civarındaki Türk çetelerinin eylemlerini bastırmak üzere 9. Ordu Müfettişliğine tayin edilen Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçtikten sonra ulusal kurtuluş hareketini başlatacaktır.

Aynı günlerde Yunanların İzmir’i işgal etmesi, Türk ulusal akımlarını hızla etkilemeye başlamıştı. Padişahın serfüru edelim (baş eğelim), önerisine karşıt olarak Türk ulusalcılar, ulusal direniş örgütlerini kurmaya başladılar. Çok geçmeden Mustafa Kemal’in örgütleme çalışmalarıyla Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti çatısı altında birleştiler. Bu hareket halktan destek bulacak, kongreler döneminde delegelerin aracılığıyla ülke geneline yayılacaktır. Temsil heyetinin baskıları artınca Padişah ve İstanbul hükümeti, Meclis-i Mebusan’ı yeniden açmak zorunda kalacaktır. Misak-ı Milli kararlarıyla, Osmanlı İmparatorluğu’nun Mondros Bırakışması’ndan önceki sınırlarında egemenliğini sürdürmesi yönünde kararlar alan Meclis-i Mebusan, İngilizlerin 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgaliyle lağvedilecektir. Bu gelişme Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasına zemin hazırlayan en önemli olaydır.

Kurucu ulusal bir meclis olma özelliğine sahip Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’in önderliğinde ulusal mücadeleyi ülke geneline yayacak, ilk anayasasını oluşturacak, Avrupa ve Asya ülkeleri tarafından ülke statüsünde tanınacak, ilk düzenli orduyu kuracak, ülkenin çeşitli yerlerindeki isyanları bastıracak, İnönü muharebelerinde Yunan ilerleyişini durduracak, Afganistan, Sovyet Rusya ve Fransa ile antlaşmalar imzalayacak, nihayetinde Sakarya Savaşı ve Büyük Taarruz’da kesin bir askerî zafer kazanacaktır. Sonrasında Mudanya Bırakışması ile Lozan Antlaşması imzalanacaktır. Bu yönüyle Kurtuluş Savaşı askerî, siyasî ve diplomatik başarılarla dolu önemli bir süreçtir.

1918-1923 yılları arasındaki döneme ait, Osmanlı, İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan, Rus, Ermeni ve Amerikalı devlet adamları, subaylar, diplomatlar, istihbarat görevlileri ile gazetecilere ait çok sayıda belge, mektup, rapor ve gazete haberlerinden yararlanan Sonyel, bu kaynakların ışığında Doğu Sorunu, İtilaf Devletleri arasındaki Osmanlı topraklarını paylaşmaya yönelik gizli anlaşmalar, Damat Ferit Paşa hükümeti ile İngilizlerin milli mücadeleyi bertaraf etmeye yönelik faaliyetleri, Arabistan’da yürüttüğü ajanlık faaliyetleriyle tanınan Albay Lawrence’ın Mustafa Kemal ve ulusalcılar hakkındaki raporu, Sultan Vahidettin’in ulusalcı subaylar hakkındaki sözleri, General Harbord’ın Mustafa Kemal ile yaptığı görüşme, Türk ulusalcıların Bolşeviklerle olan ilişkileri ve Sovyet Rusya’dan alınan yardımlar, Ulusalcıların Yunanlara karşı yenilmesini bekleyen Enver Paşa’nın Kızıl Ordu birlikleriyle Anadolu’ya girme planı, İngiliz İstihbarat Servisi’nin Türk ve Ermeni Ajanları, Lord Curzon’ın Türkiye aleyhinde yürüttüğü faaliyetler, İsmet Paşa’nın Lozan Konferansı’ndaki diplomatik başarısı, yabancı devlet adamlarının Mustafa Kemal hakkındaki düşünce ve yorumları gibi ilginç ve dikkate değer pek çok konu da başarılı bir şekilde işlenmiş.

Kurtuluş Savaşı’na müdahil olan ülkelerdeki tarihçi ve yazarlarının yapıtları üzerinde değerlendirmeler yapan Sonyel’in kitabında, “Ek Belgeler” başlığı adı altında Yunan tarihçi ve yazarların Kurtuluş Savaşı’yla ilgili eserlerinin incelendiği ayrı bir bölüm olduğunu da belirtmekte fayda var. Yunanistan’da “Büyük Felaket” olarak adlandırılan 1921-1922 muharebeler dönemini, Yunan tarihçileri yanlı bir bakış açısıyla ele almış ve ülkelerini İzmir’i işgal etmeye teşvik eden İngiltere’nin savaş esnasında yeterince destek vermediğini öne sürerek eski müttefiklerini suçlamışlardır. Öte yandan küçük bir yazar topluluğu, tarafsız sayılabilecek yapıtlar ortaya koyabilmiştir. Ünlü Yunan tarihçi ve yazarların yapıtları üzerinde araştırmalar yapan Sonyel, bu sayede okurlarına Kurtuluş Savaşı’na farklı bir gözle bakabilme imkânını da sunuyor.

Kurtuluş Savaşı’yla ilgili olarak İngiltere’de yayınlanmış kitapları da inceleyen Sonyel, ünlü İngiliz Yazar Arnold J. Toynbee’nin, Türk ulusal mücadelesine dair ilginç ve bir o kadar da dikkat çekici tespitine de kitabında yer vermiş. Toynbee 1923 yılında Londra’da yayımlanmış olan “Yunanistan ve Türkiye’de Batı Sorunu” başlıklı yapıtında yazdığı mersiye (ağıt) şöyledir: “Bu güzel kentler (İzmir, Aydın, Nazilli, Manisa, Bergama vb.) şimdi viran edilmiştir. Bu samimi insanlar öldürülmüş, sürgün edilmiş, mahvedilmiş veya en korkunç zihni ve fiziki ıstıraplarla işkenceye tabi tutulmuştur ve bu da, kalplerini sertleştirmiş olan ve kendi uzmanlarının örgütlerine kulaklarını tıkamış olan Batılı devlet adamlarının şehveti nedeniyle olmuştur... Onlar, yüz binlerce insanın, yaşamı değerli yapan her şeyi yitirmelerine neden olduktan sonra, kendi makamlarıyla saygınlıklarından başka hiçbir şey yitirmemişlerdir. Yunan ordusunun Anadolu’ya asla ayak basmamış olması, İngiliz İmparatorluğu için daha iyi olacaktı. Sonuç olarak Lozan Antlaşması, yenilgiye uğratılarak, görünüşte bölünmüş olan, ama yıkıntıları üzerinde yeniden yükselerek, dünyanın en güçlü devletlerine karşı koyan ve yaklaşık olarak tüm ulusal amaçlarını sağlamış olan bir ulusun ölüm kalım savaşımının son aşamasıdır. Türkiye, yabancı entrikalarından uzakta, kendi ulusal hudutları içinde, bağımsız ve egemen bir devlet olarak dünya huzuruna çıkıyordu. Bu yüce yapıtın yaratılmasında Mustafa Kemal’in (Atatürk) eşsiz önderliğinin, İsmet (İnönü) Paşa’nın uygulamış olduğu kesin ve sabırlı diplomasinin ve Türk ulusunun destan oluşturan savaşımlarının katkısı büyük olmuştur.”

Son kitabı Kaygılı Yıllar ile yakın tarihe dair yapıtlarına bir yenisini daha ekleyen Sonyel’in yalın ve akıcı anlatımı, Osmanlıcadan gelen sözcüklerin yerine günümüz Türkçesindeki karşılıklarını kullanması (mütareke: bırakışma, itilaf: merkez, ittifak: bağlaşık vb.) kitabı daha anlaşılır kılıyor. Bu yönüyle Kaygılı Yıllar, yakın tarihe ilgi duyanların ve Kurtuluş Savaşı hakkında araştırma yapanların faydalanabilecekleri önemli bir kitap.

Ramis Çınar

www.ramiscinar.com