En Verimli Çağlarında Katledilen Bir Aydının Portresi

En Verimli Çağlarında Katledilen Bir Aydının Portresi

Yıllardır okumayı düşündüğüm ve bir türlü okumaya fırsat bulamadığım Hıfzı Topuz’un “Öne Eğilmesin” adlı romanını okudum. Sabahattin Ali’yi ömrünün son yıllarında genç yaşlarda tanıyan Hıfzı Topuz, bu eseriyle dönemin tanıklarından edindiği bilgilerin ışığında “dökümental kurgu” diye adlandırdığı otobiyografik romanlar serisine bir yenisini daha eklemiş. 2007 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görülen bu eser, Sebahattin Ali’ye ve özellikle de uzun yıllardır sorgulanan ve tartışılan suikasta da ayna tutuyor.

Romanda, 1907 Yılında Gümülcine Kazasına bağlı Eğridere (Günümüzde Bulgarca adı ‘Ardino' olup Kırcaali iline bağlıdır) kazasında gözlerine dünyaya açan Sabahattin Ali’nin Edremit’te geçen çocukluğu, öğrencilik yılları, öğretmenliği, yazarlığı, Konya ve Sinop cezaevlerinde yattığı dönemde çektiği acılar, yaşadığı aşklar, evliliği, yazdığı kitaplar, Aziz Nesin ile birlikte çıkardığı Markopaşa bu bunun ardılı olan gazeteler, birbiri ardına açılan davalar ve hapis yılları gerçekçi ve objektif bir anlatımla okuyuculara aktarılıyor. Öğretmenlik mesleğinden atılan, yayınladığı gazeteler toplatılan ve hapse mahkum edilen Sabahattin Ali, geçimini sağlayabilmek adına kamyonla nakliyat işine girerek Anadolu yollarına düşecek, bu işte de tutunamayınca yurt dışına çıkıp Fransa veya İngiltere gibi bir ülkeye gitmeye karar verecektir. Kendisine pasaport verilmediği için sınırı gayri resmi yollardan geçmeyi deneyecek, ne var ki insan kaçakçılığı yapan Ali Ertekin’in ve ardındaki karanlık güçlerin tuzağına düşecektir. Sınırı kaçak yoldan geçerken öldürüldüğü öne sürülen Sabahattin Ali, emniyet teşkilatı mensuplarınca tutuklanır ve Kırklareli’nde sorgulanırken işkenceye maruz bırakılarak öldürülür. Sonra da cesedi ormanlık bir alana bırakılır.  

Sabahattin Ali’nin dramı tek parti iktidarında Türk aydınının dramını da gözler önüne seriyor. Sabahattin Ali’nin yol arkadaşları olan Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Vala Nurettin, Pertev Naili Boratav, Behice Boran, Bedri Rahmi Eyuboğlu ve daha birçok aydın da romanda yer alıyor. Kitabı okurken sol siyasi düşünceye ait pek çok aydının yanı sıra Necip Fazıl Kısakürek, Hüseyin Nihal Atsız, Peyami Safa ve Reha Oğuz Türkkan gibi sağcı yazar ve şairlerin de düşüncelerinden dolayı yargılandıklarını ve cezaevlerinde yargılandıklarını görüyoruz.

“Başın Önüne Eğilmesin” romanı Sabahattin Ali’nin Türkiye – Bulgaristan sınırında insan kaçakçılığı yapan Ali Ertekin tarafından “milli hislerle” öldürüldüğüne dair resmi tezi de dönemin tanıklarının ifadeleri ve anlattıklarıyla çürüten bir kitap. Adını Türk Edebiyatı’na altın harflerle yazdırmış bir yazar ve şairin en verimli olabileceği çağlarında geride  Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan gibi her biri başyapıt niteliğinde olan üç roman, öykü kitapları, yarım kalan bir külliyat, bir eş – bir kız ve sevenlerinin kalplerinde onulmaz bir acı bırakarak, alçakça işlenen bir cinayete kurban gitmiştir.

Yazar Hıfzı Topuz kitabını şu sözlerle bitiriyor: “Suçlular da, sanıklar da, Karanlık Güç’ün sorumluları da hepsi bugün toprak altında, onları kimse anımsıyor mu bugün? Ama Sabahattin Ali bütün özgür insanların yüreğinde, bilincinde yaşıyor ve yaşayacak.” Aradan geçen yıllar içerisinde Sabahattin Ali'nin eserlerinin yeni nesiller tarafından sürekli artan bir ilgiyle okunması, yazarın bu tespitini en somut şekilde doğruluyor.